resim yükle
DOLAR

12,8563$%3.85

EURO

14,5210%3.48

STERLİN

17,1132£%3.39

GRAM ALTIN

737,73%3,48

ÇEYREK ALTIN

11.629,41%5,91

BİTCOİN

755435฿%13.04594

İmsak Vakti a 06:26
İstanbul HAFİF YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

b3d04ff5d4ba7509a3fed77e0c52d1f4.jpg
lojistiknews

lojistiknews

29 Kasım 2021 Pazartesi

Uzun Dönem Kiralamada Araç Bulunurluğu Problemi Mevcut Kontratları Uzattırıyor

Uzun Dönem Kiralamada Araç Bulunurluğu Problemi Mevcut Kontratları Uzattırıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2021 yılının 3. çeyreği sonuna ilişkin sektör verilerini açıkladı. Buna göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın 9 aylık bölümünde 12,6 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 47 bin 700 adet aracı filosuna kattı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 47,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün kiradaki aktif araç sayısı yılın ilk yarısı sonuna göre yüzde 1’in altında azalarak 221 bin 748 adet oldu. Sektörün toplam araç sayısı ise 2020 yılı sonuna göre yüzde 9,1 azaldı ve 239 bin adede geriledi. Öte yandan, operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araç payının yüzde 4,8’e, elektrikli ve hibrit araçların payının ise yüzde 5,9’a çıkması raporda dikkat çeken diğer detaylar arasında yer aldı. Artan hafif ticari araç kiralama trendinin önümüzdeki dönemde de sürmesini beklediklerini belirten TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Araç bulunurluğunda yaşanan sıkıntılar sektörün araç parkında beklenen büyümeyi, özellikle üçüncü çeyrekte fırsat olmasına rağmen, yakalayamamasına sebep oldu. Yaşanan bu daralma tüm dünyada otomotiv sektörünün ortak krizi oldu. Pazarda yeterli araç bulunamaması dolayısıyla, kiralanan araçların kontratlarını uzatma yöntemi izlenmeye başladı” dedi.

 

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2021 yılının 3. çeyrek sonu sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın 9 aylık bölümünde 12,6 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 47 bin 700 adet aracı filosuna kattı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 47,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün kiradaki aktif araç sayısı yılın ilk yarısı sonuna göre yüzde 1’in altında azalarak 221 bin 748 adet oldu. Sektörün toplam araç sayısı ise 2020 yılı sonuna göre yüzde 9,1 azaldı ve 239 bin adede geriledi.

 

Hafif ticari araçların payı yüzde 2,9’dan yüzde 4,8’e çıktı           

Rapora göre, Renault yüzde 22,9 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’u yüzde 14,7 ile Fiat, yüzde 10,9’la Volkswagen ve yüzde 10,8’le Ford takip etti. Bu dönemde, sektörün araç parkının yüzde 50,7’si kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 26,5 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 18 pay aldı. 2018 yılı sonunda operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki payı yüzde 2,9 olan hafif ticari araçların payı ise 2021 yılının 3. çeyreği sonunda yüzde 4,8’e yükseldi. Diğer yandan, sektörün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların payının hızla artmaya devam etmesi de dikkatleri çekti. Buna göre, sektörün araç parkının büyük bölümünü yüzde 74,9 ile dizel yakıtlı araçlar oluşturmayı sürdürürken, benzinli araçların payı yüzde 19,2’ye çıktı. Hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 5,9’a ulaştı. TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Ticari araç kiralama oranları artış gösteriyor. Bu trendin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.

 

Sektördeki sedan gövde tipi araçların payı yüzde 66,9 oldu

TOKKDER raporuna göre, 2021 yılının 3. çeyreği sonunda operasyonel kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç oranlarında sedan birinciliği devam etti. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar yüzde 66,9’la birinci sırada yer alırken, hatchback gövde tipine sahip araçlar yüzde 18,6 ile ikinci sırada geldi. SUV araçlar ise yüzde 6,7 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu araçları yüzde 2,1 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Rapora göre, sektörün toplam araç parkındaki araçların yüzde 68,3’ünü otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı yüzde 31,7 olarak gerçekleşti.

 

“Çip krizi, sektördeki potansiyel büyümeyi engelledi”

Otomotiv dünyasının yaşadığı çip krizinin Türkiye’ye yansımalarını değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Kiralama sektöründe ikinci ve üçüncü çeyrekte bir miktar büyüme beklentimiz vardı. Ancak araç bulunurluğunda yaşanan sıkıntılar sektörün araç parkında beklenen büyümeyi, özellikle üçüncü çeyrekte fırsat olmasına rağmen, yakalayamamasına sebep oldu. Yaşanan bu problemler dolayısıyla tüm dünya otomotiv sektöründe bir daralma söz konusu oldu. Çip tedarikindeki sorunun 2022 yılı ortasına kadar devam edeceği öngörülüyor” şeklinde konuştu.

 

“Ekonomi dengelenirse 2022’de büyüme gerçekleşir”

Türkiye otomotiv sektörünü ciddi şekilde etkileyen çip krizi dışında da etkenler olduğunu vurgulayan İnan Ekici, “Otomotiv sektöründeki fiyat artışları ve mali disiplindeki iniş çıkışlardan kaynaklı olarak tüketicinin tercihi ekonomik ve küçük segment araçlara kaymış durumda. 2022 ortasında ise çip krizinin sonlanması ile araç bulunurluğunun da artması ve büyümesi bekleniyor ancak Türkiye’de bu büyümenin yaşanabilmesi için döviz kuru ve ekonomide yaşanan dalgalanmaların durulması gerekiyor” dedi.

 

Günlük kiralamada yabancı turist etkisi

Pandemi sebebiyle 2020 yılında günlük kiralama sektörünün ciddi darbe aldığını sözlerine ekleyen İnan Ekici, “Haziran ayı ve sonrasında seyahat engellerinin kalkmasıyla birlikte yerli ve yabancı turist sayısında bir artış oldu, hala geçmiş seviyelerinde değil ancak bir önceki seneye göre ciddi bir artış oldu. Yurt içi yolcu sayısında yaklaşık yüzde 35, yurt dışı yolcu sayısında ise yaklaşık yüzde 75’lik bir artış yaşandı. Bu da günlük kiralama sektörüne, her ne kadar 2019’un halen altında olsa da olumlu yansıdı. Günlük kiralama işi yerli müşteri sayısı yaklaşık yüzde 20 – 25 seviyelerinde büyürken, yabancı müşteri adedi ise yaklaşık yüzde 40 kadar büyüdü. 2022 yılının geçtiğimiz yıllardan, hem aşılanma hem de koronavirüs salgını seyri açısından, çok daha iyi yönetilen bir yıl olacağını öngörerek turizm açısından daha hareketli bir yıl bekliyoruz. 2022’de, yabancı turist kaynaklı bu yıl yakalanan iyileşmenin trend olarak devam edeceğini söyleyebilirim” açıklamasında bulundu.

 

Sözleşmelerin büyük bölümü 30-42 ay süreli

Operasyonel kiralama sektörü, 2021 yılının ilk 9 ayını kapsayan dönemde ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya da devam etti. TOKKDER’in hazırladığı rapora göre, sektörün 2021 yılının ilk 9 ayında ödediği vergi tutarı toplamda 6,6 milyar TL’yi buldu. Sektördeki kiralama sürelerine bakıldığında ise, yılın 3. çeyreği sonunda Türkiye’deki operasyonel kiralamaların yüzde 46,5’ini 30-42 ay süreli sözleşmelerin oluşturduğu görüldü. Bu sözleşmelerden sonra en çok tercih edilen operasyonel kiralama süresi yüzde 20 ile 43 ay ve üzeri sözleşmeler olurken, 18-30 aylık sözleşmeler yüzde 18,4 oranında tercih edildi. 18 ayın altındaki kiralama sözleşmeleri ise kontratların yüzde 15,1’ini kapsadı. Kontrat sürelerini de yorumlayan İnan Ekici, “Araç bulunurluğu problemi kontrat sürelerini de etkiledi, şirketler ellerindeki araçları bırakmak istemiyorlar bu sebeple var olan kontratlarını uzatmayı tercih ediyorlar” dedi.

Devamını Oku

Şoförlerin E-Ticarete Geçişi Tedarik Zincirinde Risk Faktörü

Şoförlerin E-Ticarete Geçişi Tedarik Zincirinde Risk Faktörü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yedek parça ve otomotiv satış sonrası sektöründe 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Motor AŞİN, Avrupa’daki şoför krizi ile ilgili açıklamalarda bulundu.  Motor AŞİN CEO’su Saim Aşçı, Avrupa genelinde baş gösteren şoför krizinin gıda, imalat ve enerji sektörlerini olumsuz etkilediği gibi yedek parça ve otomotiv satış sonrası pazarında da tedarik sorunlarına neden olduğunu belirtti. Aşçı “Avrupa’daki şoför krizi tedarik probleminin oluşmasına neden oluyor. Şoförlük mesleği desteklenmediği müddetçe her sektörde aksamalar hatta durmalar meydana gelecektir. Şu anda Avrupa’da yaşanan şoför krizinin yakın gelecekte ülkemizde de görülme ihtimali var. Öyle ki, hızlı gelişim gösteren e-ticaret sektörüne doğru çok ciddi bir geçiş söz konusu. Şoförler daha iyi şartlarda çalışmak adına e-ticaret platformlarında kurye olmayı tercih ediyor. Bu durumun gelecekte yedek parça ve otomotiv satış sonrası pazarına yansıması, otomotiv sektöründeki tedarik zincirini uzun vadede dar boğaza sokabilir.” dedi.

 

Şoför krizinin yedek parça ve otomotiv satış sonrası sektöründe yaratacağı olumsuz etkilere değinen Motor AŞİN CEO’su Saim AşçıAvrupa’da yaşanan şoför krizi, kısa zaman içinde otomotiv tedarik zincirinde de aksaklıklara yol açacaktır. Hissedilir boyutlara ulaştığında, servislerde araç bakım ve onarımı için gerekli parçaların geç gelmesine hatta krizin daha da büyümesi ile gelememesine dahi yol açabilir. Örneğin kaza yapan bir araç uzun süre serviste kalır. Bunun sonucunda da tüketiciler mağdur olur.” dedi.

 

Şoför istihdamındaki sorunlar, sıfır araç üretimini daha da zorlaştırır

Salgın ile beraber sıfır araçlardaki stok problemi çığ gibi büyüyor. Çip ve hammadde krizi sebebi ile sıfır araç üretimi oldukça yavaşlamış durumda. Uzmanların çip ve hammadde sorununa bir de tedarikteki aksamalar eklenince, üretimin belirli ülkelerde aylarca durma noktasına gelebileceğini söyleyen Aşçı, “Sıfır araç almak artık çok zorlaştı. Bayiden sipariş veren bir kişi, stok problemi nedeniyle aylarca sıra bekliyor. Uzun zamandır çözülemeyen çip krizine bir de hammadde problemi eklendi. Eğer şoför krizi otomotiv sektörüne keskin bir şekilde sıçrarsa, üretimde bir de tedarik problemleri ortaya çıkar. Bu da sıfır araç almayı katbekat güç hale getirir.” dedi.

 

“Gelecekte benzer sorunlar ile karşılaşma ihtimalimiz var”

Avrupa’nın önemli ülkelerinden biri olan Almanya’da her yıl 30 bin şoför emekli olurken, sadece 15 bin şoför direksiyona geçiyor. Avrupa’nın mevcut durumu değerlendirildiğinde ise veriler, toplamda 150 bin kişilik şoför açığı olduğunu gösteriyor. Konuya dair görüşlerini paylaşan Aşçı, “Sorunun kökenine inilerek istihdam sağlayacak projelerin bulunması şart. Avrupa, şoförlerin meslek şartlarını iyileştirip, istihdamı arttıracak adımları atmazsa kriz daha da ciddi bir boyut kazanacaktır. Ülkemize bakıldığında ise, şu anki mevcut durum bizlerin ihtiyacını anlık olarak karşılıyor. Fakat Avrupa’nın şoför çağrısı, Türkiye’de bu mesleği icra edenlerin ilgisini çekiyor. Ülkemizde 800 bin ticari araç varken, 700 bin şoför olması akıllara soru işaretleri getiriyor.” İfadelerini kullandı.

 

“Şoförlüğü bırakıp e-ticaret sitelerinde kurye olmayı tercih ediyorlar”

Krizin oluşmasındaki başlıca sebeplerden birinin de şoförlerin çalışma şartlarındaki düşük standartlar olduğu belirtiliyor; özellikle maaşlarının düşük olması, farklı alanlara geçiş yapmalarına neden oluyor. Benzer problemlerin son 1,5 yılda ülkemizde de dikkat çekici boyutlara ulaştığını vurgulayan Aşçı, “Şartlar düzeltilmediği müddetçe global anlamda bu krizin tam anlamıyla çözülmesi beklenmemeli. Özellikle salgının gündeme gelmesi ile birlikte, ülkemizde e-ticaret sitelerine olan rağbet arttı. Online alışveriş imkanı sunan bu e-ticaret sitelerinde de kurye ihtiyacı doğdu. Şartlarından memnun olmayan birçok şoför, maaşların daha yüksek olması sebebi ile bu alanda çalışmaya başladı. Ülkemizdeki tedarik zincirinde önemli bir göreve sahip olan bu meslek grubunun e-ticarete geçişi, önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmeli.” açıklamasını yaptı.

Devamını Oku

Scania Servislerine Kadın Eli Değiyor

Scania Servislerine Kadın Eli Değiyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçmek için kadınlara daha fazla fırsat verilmesi ve istihdama katılmaları, ülkelerin gelişimini etkileyecek önemli faktörler arasında yer alıyor.

Sürdürülebilir başarıda kadın çalışanların çok büyük bir rolü olmasını göz önünde bulunduran Doğuş Otomotiv Distribütörlüğünde Türkiye faaliyetlerini sürdüren Scania, “erkek egemen” sektörlerden biri olarak görülen otomotiv sektörü için yetkili servislerinde kadın istihdam oranını son bir yıllık süreçte yüzde 4 arttırdı.

 

Benim için bir okul gibi

Scania Gebze Servisi’nde müşteri koordinasyonu görevini sürdüren Dilay Poyraz ağır ticari araç servisinde çalışmasının ilgi ile karşılandığını belirterek “Otomotive özellikle ağır vasıta sektörüne yeni girmiş biri olarak Scania Gebze Servis’te çalışmak benim için çok büyük bir şans. Çünkü ofisten atölyeye, Gebze Servis benim için bir okul gibi. Merak ettiğim ve öğrenmek istediğim en ufak bir konuda yöneticilerimden teknisyen arkadaşlara kadar herkes bana ellerinden gelen tüm desteği gösteriyor. Ben de diğer kadın çalışan arkadaşlarım gibi fırsat verildiğinde kadınların her alanda başarıyla çalışabileceğini düşünüyorum.” dedi.

 

Her zaman destek gördüm

2019 yılında Tuzla Doğuş Otomotiv’de işe başlayan Dilek Parsadan, kariyer yolunda işin mutfağından geçmenin çok önemli olduğunu belirterek “2019’da Tuzla’da tek kadın çalışan olarak başladığım ağır vasıta sektöründe değerli yöneticilerim ve mesai arkadaşlarım sayesinde çok yol kat ettiğime inanıyorum. Tuzla Doğuş Otomotiv’de bulunduğum süre boyunca yapılan her işin bir kadın tarafından da yapılabileceğine teşvik edildim, desteklendim. Burada edindiğim tecrübelerle Tuzla’da satış destek pozisyonundayken şimdi Doğuş Otomotiv merkezde satış koordinasyon uzmanlığı görevimi sürdürüyorum.” şeklinde konuştu.

 

Ağır ticari araçların hayatımızdaki önemini anladım

Tuzla Doğuş Otomotiv’de satış destek uzmanı olarak görev yapan Banu Bakıroğlu ise, ağır ticari araçların her sektörde büyük rol oynadığını belirterek “Scania dünyasına Tuzla Doğuş Otomotiv’de başlamak ve bu ailenin bir parçası olmak benim için oldukça mutluluk verici. Burada otomotiv sektöründe ağır vasıta olarak nitelendirdiğimiz çekici ve kamyonların, hayatımızda ne denli yeri olduğuna tanıklık etmek ayrı bir mutluluk. Biz kadınlar tüm kullanıcılar için var gücümüzle çalışarak, onların rahat ve konforlu sürüş deneyimlerini daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.”

Devamını Oku

IVECO, Amazon’un Avrupa operasyonları için 1064 adet doğal gazla çalışan S-WAY çekici sağlayacak

IVECO, Amazon’un Avrupa operasyonları için 1064 adet doğal gazla çalışan S-WAY çekici sağlayacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir CNH Endüstriyel markası olan ve alternatif yakıtlarla çalışan araçların üretimi ve ticarileşmesinde öncü olan IVECO, Amazon ile ticarî ilişkilerinde önemli bir gelişmeyi duyurdu.

 

Amazon, hâlihazırda 216 adetlik IVECO S-WAY CNG’nin (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) ilk partisini teslim almış durumda. Geri kalan 848 araç ise 2022’nin ortasından başlayarak teslim edilecek.

Söz konusu 1064 araç, IVECO’nun son teknoloji Cursor 13 Doğal Gaz motoruna ve 1052 litrelik pazardaki en büyük CNG deposuna sahip. Aracın menzili ise 620 kilometre.

Iveco Grubunun CEO’su Gerrit Marx, açıklamasında doğal gaz teknolojisinde 25 yıldır öncü olduklarını vurgulayarak bu çözümün operatörlere salınımlarında belirgin bir düşüş yaratma imkânı verdiğini söyledi. Amazon gibi küresel liderlerle iş birliğinin, yenilikçi ürünlerinin kapasitesinin bir kanıtı olduğuna değinen Marx, 2050’ye kadar taşımacılığın karbonsuzlaşma hedefine bağlılıklarını yineledi ve şu anda salınımları azaltmak için hazır yegâne teknoloji olan yenilenebilir yakıtla çalışan yanmalı motorlar alanında liderliklerini sürdüreceklerini belirtti.

Devamını Oku

Belgrad-Budapeşte arasındaki yeni demiryolu hattını Çinli şirketler yapacak

Belgrad-Budapeşte arasındaki yeni demiryolu hattını Çinli şirketler yapacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çinli şirketler, toplam 350 kilometre uzunluğundaki Belgrad-Budapeşte demiryolunun inşaasına başladı. Yeni demiryolu hattı, insanların ve malların Sırbistan ve Macaristan’ın başkentleri arasında yaklaşık iki saatte seyahat etmesini sağlayacak. Demiryolunun Sırp kısmı üç yılda tamamlanacak, Macar kısmı ise 2025’ten önce bitirilerek hizmete açılacak.

Sırbistan’daki Belgrad-Budapeşte demiryolunun yeni bölümünün inşaatı pazartesi günü düzenlenen törenle başladı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ve Çin’in Sırbistan Büyükelçisi Chen Bo’nun katıldığı tören, Sırbistan’ın Novi Sad kentinde gerçekleşti.

Novi Sad’dan Kuzey Sırbistan’daki Kelebija sınır kapısına uzanan yüksek hızlı demiryolunun 108 kilometrelik bölümündeki çalışmalar Vucic, Szijjarto, Chen Bo ve Çinli bir temsilci tarafından bir düğmeye basarak başlatıldı.

Törende konuşan Vuciç, demiryolunun Sırbistan’ın gelecekteki gelişimi için önemini vurguladı ve hem Çin hem de Macaristan ile dostane ilişkilere övgüde bulundu. Vuciç, “Bunun tadını çıkaracağız ve hem inşaat hem de daha yüksek maaş ve emekli maaşları, daha yüksek yaşam standartları ve çocuklarımız için daha iyi bir gelecek ile fayda sağlayacaktır” dedi. Vucic, demiryolunun Sırp kısmının üç yıl içinde tamamlanacağını, Szijarto ise demiryolunun 167 kilometre uzunluğundaki Macaristan bölümünün 2025’ten önce bitirilmesi gerektiğini söyledi.

Bir video bağlantısı aracılığıyla yaptığı konuşmada, Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) Başkan Yardımcısı Ning Jizhe, her iki ülkeyi de Belgrad-Budapeşte demiryolunun inşasında kaydettikleri ilerlemeden dolayı tebrik etti. Ning, projeyi “Çin ile Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri (CEEC) arasındaki işbirliğinin amiral gemisi projesi ve Avrupa ulaşım koridorunun ve Çin-Avrupa Kara ve Deniz Ekspres Güzergahının önemli bir parçası” olduğunu söyledi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.